doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2011 Salı

Hamilelikte şekerli su testi (Glikoz yükleme testleri)

Her 200 anneden birinde hamilelikte gestasyonel diyabet (hamilelikte gelişen şeker hastalığı) ortaya çıkar. Bu nedenle anne adaylarına hamileliğin 24. – 28. haftaları arasında 50 gr glikoz yükleme testi (şekerli su testi) yapılır.

Hamilelikte şekerli su testi (Glikoz yükleme testleri)

Şekerli su testi nasıl yapılır?

Hamileliğin 24 - 28. haftaları arasında anne adaylarına gestasyonel diyabet (gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığı) taraması amacıyla 50 gr glikoz yükleme testi uygulanır. Şekerli su testi olarak da bilinen tarama aç veya tok olarak yapılabilir. Aşırı şişmanlık, iri bebek öyküsü, birinci derece akrabalarda veya daha önceki hamileliklerde gestasyonel diyabet (gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığı) öyküsü olan hamilelerde risk daha yüksek olduğundan glikoz yükleme testi daha erken evrede, ilk muayenede yapılır. Test sonuçları normal dahi olsa risk faktörlerini taşıyan anne adaylarında 24. - 28. haftalarda şekerli su testi tekrar uygulanır.

Eğer 50 gr glikoz yükleme test sonucu 140’dan yüksek olursa bu kez de 3 saatlik 100 gr oral glikoz testi (OGTT) yapılır. OGTT uygulanmadan önce anne adayına üç gün, 300 gr karbonhidrat içeren beslenme programını verilir. Hamile bu evrede normal günlük aktivitesine devam edebilir. Üçüncü gün akşamından sonra anne adayının 12 saat aç kalması gerekir. Ardından sabah 0. dakika kanı alındıktan sonra 100 gr glikoz, 5 dakika içinde içilir. Glikoz verildikten sonra birinci, ikinci ve üçüncü saatlerde glikoz (kan şekeri) için hamileden kan örneği alınır. 100 gr oral glikoz testi (OGTT) normal değerleri Açlıkta >95mg/dl 1.saattte >180mg/dl 2.saatte >155mg/dl 3.saatte >140mg/dl Yukarıda belirtilen 4 değerden 2 veya daha fazlası normal farklı ise gestasyonel diyabet (gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığı) tanısı konulur.

Sonuçlarda sadece tek değerin yüksek olması durumunda ise testin bir ay sonra tekrar edilmesi uygun olur. Eğer 50 gr şeker yükleme testi sonucu 190 mg/dl’den yüksekse, 100 gr OGTT yapılmasına gerek kalmadan açlık glikoz düzeyine bakılması yeterli olur. Test sonucunda açlık kan glikozu 95mg/dl’nin üzerinde çıkarsa anne adayı gestasyonel diyabet olarak kabul edilir ve tedaviye başlanılır.

Tüp bebek Nedir?

Hayatımıza son 30 yılda giren ve bizim için hızla sıradan bir yöntem haline gelen tüp bebek uygulaması nedir ve nasıl yapılır? Sorularınızın cevabını burada bulabilirsiniz.

Tüp bebek Nedir?

Tüp bebek uygulamasını kısaca özetlemek gerekirse,  kadın ve erkeğe ait üreme hücrelerinin vücut dışı koşullarda döllenme işlemi diyebiliriz.

Bu yöntemde erkek ve kadın üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki, uygun bir ortamda 48 saat bekletilir. Bu sürede elde edilen yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşur. Bu döllenmiş yumurtalar embriyo (cenin) olarak adlandırılır ve son hedef olan kadın rahmine yerleştirilir.

Embriyolar rahim içerisine rahim ağzından ince bir katater ile yerleştirilir. Bu işlemler sonucu kadınların yaklaşık %50'sinde gebelik oluşur. Ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşük ile sonlanır. Tedaviye giren çiftlerin uygulama başına yaklaşık % 40'ında çocukları olur. Bu oran birçok uygulama sonucu % 70 - 80'lere çıkabilir. Geri kalan % 20 - 30'luk grup modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen günümüzde çocuk sahibi olamaz.

Tüp bebek yöntemlerinde çeşitli ilaçlarla (Gonal-F, Puregon, Menogon) kadının yumurtalıklarının uyarılması sağlanır. Yumurtalıkların uyarılmasının amacı, embriyo oluşturmaya aday çok sayıda yumurta elde etmek. Çok sayıda embriyonun rahim içine yerleştirilmesinin (embriyo transferi) gebelik şansını artırdığı görüldü (gebelik oranları, bir embriyo yerleştirildiğinde yaklaşık %10, üç embriyo yerleştirildiğinde ise %40 -50 civarında).

Merkezimizde özel durumlar dışında rahim içine üç embriyo yerleştirilir.

Tüp bebek hakkında genel bilgiler
Tüp bebek, klasik yöntemler ile gebe kalamayan kadınlarda uygulanan bir tedavi şekli. Erkek (sperm) ve dişi (yumurta) döl hücrelerinin laboratuvar koşullarında birleştirilmesi sonucunda oluşan embriyoların, rahime transferi ilkesine dayanır. Laboratuvar koşullarında gerçekleştirilen döllenme, kendiliğinden (in vitro fertilizasyon) ya da insan eliyle, tek yumurta içine tek sperm verilmesi ile (mikroenjeksiyon) sağlanır.

Tüp bebek, önceleri enfeksiyon veya cerrahi işlem sonucunda tüplerinde kalıcı hasar oluşan kadınlarda uygulanmaya başlanmış, kısa bir süre sonra ise, kısırlığa yol açan diğer nedenlerin tedavisinde de kullanılır hale gelmiş. Bugün, endometriozis, nedeni açıklanamayan kısırlık olguları ve erkeğe bağlı kısırlıkta, tüp bebek yöntemleri ile başarılı sonuçlar alınır.

Özellikle son yıllarda uygulanmaya başlanan mikroenjeksiyon, sperm sayısının çok düşük olması ve hatta menisinde hiç sperm olmamasına karşın, testisinde sperm bulunan erkeklerin tedavisinde bir devrim olarak nitelendiriliyor.